EVREN DÖVENCİ

Evren Dövenci

Merhaba, ben Evren Dövenci. 1996 doğumluyum. Bilgi Üniversitesinde Endüstri Ürünleri Tasarımı okuyorum.  3D dünyasına giriş yapmam sanırım üniversiteye başlamamla oldu fakat fark ettim ki aslında küçüklüğümden beri benim ilgimi çeken konseptler, oynadığım oyuncaklar hep üç boyutlu bir şeyler kurmak üzerineydi. Lisenin sonunda bölüm seçme telaşları başladığında kendimle ilgili tek söyleyebildiğim şey, etrafımı gözlemleyip bu gözlemleri yaratıcılığım ile birleştirerek bir çıktı yaratmaktı. Endüstriyel tasarımın da bunun için en ideal bölüm olduğunu düşündüm ve başladım. Fakar okurken yaptığım şey ile o kadar memnun kalmadığımı gördüm. Zaten 3D dünyasına girmemle benim kendimi farklı konseptlere kaptırmam bir oldu, kendi kendime Zbrush öğrenip karakterler modellemeye başladım. Bunları yaparken ise animasyonun iç dünyasını keşfettim ve beni büyüleyen şey de bu oldu. Küçükken Disney'e giderek büyülendiğimi hatırlıyorum ve 24 yaşında ve hala izlediklerinin çoğu animasyon olan birisi  olarak gördüklerimizin arkasında bu kadar fazla emeğin ve öğenin olduğunu tahmin bile edemezdim. Beni bu işe bu kadar bağlayan da bu oldu zaten. Anima Okul ile karakter animasyonu eğitimimi de okurken tamamladım. Bu benim için bir hayaldi, çünkü Türkiye'de animasyon yurt dışında olduğu kadar gelişmiş değil ve bunun ayrıca eğitimini veren bir yer aramak bana pek mümkün gelmiyordu. Online yurt dışı okullarına bakıyordum fakat o da bu o dönem yapabileceğim bir şey değildi. Sonra Anima Okulu gördüm, ve ilk aramamda hocam Sezgin Öztürk ile tanıştım. Zaten konu ve nasıl işlendiği beni o kadar etkilemişti ki, eğitimini almaya başlayamasam bile konseptin görebildiğim bütün ayrıntılarını öğrenmeye başlamıştım bile. Sezgin Öztürk ile konuştuğumuzda da, yurt dışında konuştuğum veya gezindiğim okullarla aynı şekilde ilerlediğini öğrendim. Animasyonun dünya çapında takip edilmesi ve sürekli geliştirilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum, ve Anima Okul ile tanıştığımda bu okulun kendi rakipleri ile değil de dünya çapındaki animasyon camiası ile kendisini senkronize ederek ilerlediğini gördüm. Hocamla ilk konuşmamızın hemen ardından ise kursa başlama kararı almıştım zaten. Aldığımız 6 aylık eğitim süresince hem programı, hem animasyon temellerini beraber işleyerek öğrenmeye başladık. Zaman zaman programı bırakıp sadece animasyon kısmı üzerine düşündük ve 6 ay gibi kısa bir sürenin sonunda, ben kendimi animasyon yaparak ifade edebilmeye başladım. Zaman zaman gelen misafir konuşmacılar ve ek konular da kişinin yönelimine göre değişim gösterebilmesine rağmen, kursun eğitim şekli bunu istersek kendimize adapte edebileceğimiz şekilde ilerledi ve benim hayallerime kavuşmam için büyük bir adımı atmamı sağlayan temel oldu diyebilirim.